Powered By Blogger

30 Haziran 2011 Perşembe

AdSız kitap..:P

Depresyon zamanımda .. hayatın işleyişini az da olsa boş vermemem yardımcı oldu kitabın ismini söyleyeceğim fakat yadırgamayın lütfen . gerçi kitaba göre yadırganmayı da bosver diyorum fakat kitabın ismi S*KTİR ET  boşverin yerine onu kullanıyoruz işte.. 

kitap güzel bazen yuh be herşey de boş verilmez ki diyeceksiniz.. Ben genelde Boşvermeyi deboşver dedim..John C. Parkin  adlı yazar.. Bu biraz  hayatta geçim derdi olmadan ülkeden ülkeye nasıl gezerim de felsefe yaparım ayaklarında olan b insan  anladığım kadarıyla.. durum şöyle ki.. ingiltereden polonyalı bir aileyle anlaşma yapıp on yıllığına evlerini değiştiriyorlar dolayısıyla ülkelerini de.. sonra kişisel deneyimlerini ve hayata karşı boşvermişliğinin.. Üzerine etkisini anlatıyor ..Rahatlayacaksınız diyor gerçekten  de bi nebze olsa rahatladım .. bazen  gerçekten de .. bazı şeyleri takmamak boş vermek lazım.. sürekli kalıplara göre hareket etmek yapmacık olmak bizi ne kadar mutlu edebilir ki.. velhasıl.. kitabın ismine bakıp ta .. çevremdeki her insan  gibi önce o nebiçim kitap mış deyip te anlattıktan sonra.. kitabı elinizden almak isteyecekler.. Dİkkat derim.. iyi okumalar..(:



Çaresiz içimdeki çocuk..


Bir günah gibi.. yorgun..


Senin hala ellerin soğuk ve yağmurlu......... 


içinde her gün ölen umutlar var olsun.. 


zaten aşklar hep böyle..


Sana bir söz yazdım bugün yolladım rüzgarla..


içinde göz yaşı vardı küçücük bir kadınla....

Şebnem Ferah,Hayko Cepkin,Aylin Aslım,TNK,Badem - Özgürce Yaşa Yeni Vide...



Kaç kez ilk bahar kaç kez son bahar verir hayat___????

28 Haziran 2011 Salı

Sevmek bil ki doğmaktır yeni baştan...

   sadece  bir cümle bir kitaba yada şarkıya bedeldir bazen.. işte bu sözü erkin Koray'ın şarkısında dinlediğimde aklımdan geçenler buydu sadece.. her şarkıdan bir kelime kopartmak ve o kelimelerin bize bu şarkılara bağlayan köprüler olmasını sağlamakmış amaç..




   

Bezhat CheeeeMMMM...

   Bir diziye insan nasıl bağlandığını bilmez ben bilmiyorum.. ama gerçekten insan izlerken yapmacık bir kurgu izler gibi değil de hayattan bir kesit izler gibi hissediyor .. bu benim kanaatim .. 
   
  Gerçi bunun nedeni biraz da teknik mişş normal kameralarla değil fotoğraf makinelerinin gelişmiş cihazlarıyla kayda alınıyormuş bu yüzden de yolda yürüyen insanların artistlerin çok ta rahatsızlık duymayarak rollerine adapte olmalarıyla karşımıza böyle güzel bi görüntü kalitesi oluşuyormuşş.. 

   Filmden rahatsızlık duyan arkdaşların sebepleri belli bu gerçek olamaz yok böyle polis mi olur .. ya neden herkes İstanbul şivesinde eski türk filmleri kibarlığında diziler entrikalı aşk ihtiras dolu diziler arıyor anlamıorum.. hayatın içindeki lehçeler ağızlar.. argolar.. olağan durumlarında içinde entrikalar olabiliyor.. ne diyor bu kız mı diyorsunuz... (: BehzaT ç...  Tadı damağımda kaldı.. yine sezon finalini bile gecikmeli izledim .. çok özlem duymamak için fakat.. neyse..daha güzel sezonlar bekliyorum ... sizden.. Angaralılar..(:

27 Haziran 2011 Pazartesi

İş miş...

yazı yazamamak.. içinde biriktirmek ... uzun zamandır evde vakit geçiren bi insandım...ta ki bu işte çalışmaya başlayana kadar şimdi zaman shift ler arasında gidip geliyor.. küçük molalarda hayatın tadına bir lokmada bakma çabasındayım.. artık..
     güzell her şekliyle hayat güzel.. üzücü anları güzel anları... yaşamayı seviyorum..içimde gereksiz gibi görünen birr ton mutluluk var.. seviyorum seni hayat...beni bazen üzüp bi anda seviyorsun.. bazen çok kırsanda artık yolumuzda yabancılık çekmiyoruz.. anca beraber kanca beraber zihniyeti bizimkisi...Sen bana esmeyi anlat ben sana sevmeyi...              

12 Haziran 2011 Pazar

www.radyomydonose.com.tr

Mağazalarda orada burada sürekli yabancı müzik çalar ve biz bunun nedenini az çok biliriz..
hızlı alışverişler...beynini meşgul edecek türkçe karakterlerin bulunmaması ve daha az düşünüp almaya yönelik bi takım pazarlama işleri....
Fakat sadece oraya uygulanması  yeterli değil.. bu aralar kendi içimde seslerin olmasını artık arzulamıyorum.. dinlenmek istiyorum.. duygusal şarkılarda harap bitap olduğum yeter sanırım.. her kelimeden bir şeyler yakalamak.. ne kadar sürecek bilmiyorum fakat bu aralar buna bir son verdim ve kendimi mydonose fm'e adadım....her daim canlı tutuyor ve kendi kendime konuşmaktan az da olsa vazgeçiyorum.. tavsiye ediyorum...(:

7 Haziran 2011 Salı

Belli ki çok yorulmuşum....

Penceremin perdesini Havalandıran rüzgar..
Denizleri köpük köpük, Dalgalandıran rüzgar..
Gir içeri usul usul . . .Beni bu dertten kurtar
Yabancısın buralara Nerelerden geliyorsun
Otur dinlen Başucuma,
Belli ki çok yorulmuşsun..
Bana esmeyi anlat..Bana sevmeyi anlat..
Bana esmeyi anlat..Esip geçmeyi anlat..
Anlat ki çözülsün dilim..Ben rüzgarım demeliyim
Rüzgarlığı anlat bana..Senin gibi esmeliyim...

(Her şeyi bir kenara koyup sizi olduğunuz yerden alacak bir şarkı... )

6 Haziran 2011 Pazartesi

Bodrum (Hande Yener)


E, o kadar bodrum dedik.. Şarkı da söyleyelim bari..(:

BodruM...

Bodrum'a ilk gidişim orta okul zamanıma dayanır.. yani mileniumun başlarındaydı.. o zamandar da bodrum bodrumdu hani ya...
Sanatçıların yeni farkına vardığı kaçış mekanıydı bodrum yeni farkındalık.. bende ordayım deme yeriydi..

Modasını hiç kaybetmeyen o zamanlardan yani benim hatırladığım itibariyle bile popülerliğini hiç azaltmadan kat be kat artırarak benimle yollarını üniversite zamanında iyice kesiştiren canım  bodrumu anlatmak geldi içimden..

İlk önce kendi çektiğim fotoğraflardan birisini göstermek istedim.. bodrum..
hüzünlüyken hafif meltemiyle güzel gerçi her hali ile güzel..
Halikarnas a hiç gitmemiş olmama rağmen. her yerine hayranım diyebilirim..
İşte güzel manzara izleyebildiğim yer...çarşısını pazarını dolaşıp..
sonrada buzz gibi bir şeyler içmek için en müsait yer bana göre yada kalenin diğer yanındaki yat manzaralarıyla başka bir bakış açısı yakanan banklarda oturmak.. sessizce.. konuşmaya inanın ihtiyaç duymuyorsunuz..sadece ileri doğru bakmak... denizin mavisinde güzelliğinde dinginleşmek ...Ahh! buldumm.. İşte huzur bu ... diyeceğinizden eminim...

Farkındayım hep aynı caddeden fotoğraflar bunlar.. ama burayı ve buraya odaklanmak güzel..(:


Ha bir de bodrumda pizza pizza oraya değinmemek büyük haksızlık olur.. genelde çok bilinmeyen yerlerde yemek yemeyi sevmem ve tam merkezde pizza pizza ve izmir kumru'nun yan yana olması büyük çekicilik yaratıyordu bende..(: pizza pizzanın o mini balkonunda oturmak ve manzaraya yemekte de devam etmek yüksekten daha güzel bi hazla. . .

Şimdi gelelim Oasis'e..(:

 Yaz olmayan mevsimler haricinde genelde az ıssız bir yer olur ama değişik mimarisiyle yinede hoş bir yerdir..kesinlikle yürümeyi denemeyin.. (: 

Şimdi sıra TurgutReis' e gitmekte..Tabi ki D-marina ya..
Gerçekten çok hoş asil bi havası var...


Beyaz - mavi.. güzel mi güzel.. şık mı şık.. oradaki mağazalar yaching olanaklarını ve bir o kadar da pahalı bir yer olduğunu bilmek de güzel bir öğrenci isen..(:


Burası da.. marinanın en güzel kısmı diyelim balıkların ağzı açık sizin elinize baktığı yer..
O kadar çoklar ki... İnsan nereye bakacağını şaşırıyor.. bi o kadar da açlar..(: bazen de seçici oluyorlar.. gerçi balıklara, balık kraker atmak ne kadar akıllıca bilmem ama.. Çok eğlenceli diyebilirim.....
Her bi köşesiyle aslında Muğla demek lazım.. cennet..çok seviyorum ve özlüyorum...umarım günden güne güzelleşirsin...Muğla( ha bu arada merkez değil ilçeleri : )..

5 Haziran 2011 Pazar

Direnmek . . . (otomatik kilit)

Mutlu olmamak için direnmek..
Bazen kapılarımı o kadar çok kilitliyorum ki..
Duygularıma, mimiklerime ulaşılmasını ve ulaşmamı imkansızlaştırıyorum..

Alışmışım her güldüğümde illa ki bir göz yaşıyla uğurlayacağım onu.. çabucak geri gelsin diye...
Ya da gelmediğinde inadına mutluymuş gibi hırslıca davranarak..

Normal mutlulukları göz ardı edebilecek kadar körelmişim..
İşte kör bıçak yanım diyorum içimden ..
Sonra etrafıma bakarak insanların her şeyden mutlu olduğunu görüyorum.
Ne acı ... Benim için acı .. İşte o anda kilitlerin nedeni ortaya çıkıyor..
Psikolojik otomatik kilit demek istiyorum..Mutluluktan korkmak...

Çok gülme ağlarsın tabusuna uymak benimkisi..
Ama yalan değil  mutlu olduğumda hiç ağlamadan sonlardırmadım günümü..
Beni tanıyanlar bilir..
Önce gözlük sonra olan biten takı çıkarılacak ve göz yaşlarıma,
Yanaklarımdan süzülmesi için yol verilecek

Gerçi şu sıralar yolları kapadım..
Yaşlar başka kapıya...!
                                                   
                                              05.06.2011

Hamak....



Hamak ben ve kirazlar..
Yani kırmızı, yeşil ve beyaz..
Artık hangisi hangisidir siz bulun ..

Sanırım bu ortam çok düşündürücü ve güzel..
Sallanmak...
Yaprakların arasından süzülen güneş ışınları..
radyoda slow remix parçalar..

Yağmurum gazabına uğramış toprak..
Yeni haliyle çamur..
Ya batacaksın ya da batacak..
Başka iniş yok burdan...

Daldan koparılmış son kirazımı da yiyorum..Bitti...
Her güzel şey gibi.. 

Ve duman...Yakılan otların çıtırtısı.. şeffaf ve aynı zamanda turuncu bir ateşin hırçın tepkisi gibi..
Ondan geriye kalansa kapkara bir yığın..

Kalan kara bir yığın mı?
giden duman mı olmak isterdin?... 

5/6/2011

4 Haziran 2011 Cumartesi

Ağlamak güzeldir....



Korkmadım hiç bir zaman korkmuyorum da...
Gerçi korkmadan yapabildiğim nadir şeylerden birisi Ağlamak..
Sezen aksu o kadar mükemmel anlatmış ki Ağlamayı..
onun üzerine basamak atlamak imkansız benim gözümde..
^^__Ağlamak şu gelip geçici dünyada her şeye rağmen var olmak demektir..__^^
Bir gün daha soldu.. yenisinin saatleri tıkır tıkır işliyor..
kelimelerin düğümü açılsa da bazıları kör olmuş..
yitip gidenlerin ardından mı yitip sakladıklarım ardından mı...
yoksa her şeye ağlamak mı..?
hiç bir şey bilmiyorum şu aralar desem yeri...

 5.6.2011
Şu anda üşüyorum içim titriyor ne zor aslında yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgiyi düşünmek ..Sevgi denilen yemek çok mu hızlı yeniliyor artık..
Biz o uzun süreli artırıp artırıp yemeye çalıştığımız yemekler...
Şimdi neden  o artırdıklarımızı yiyemiyoruz... o da mı bozuldu yani...
Böyle olmamalıydı ama oldu işte.. Her şerde bir hayır vardır diyorum..



 ve kendimi teselliye ve bu sonsuzluğa uzanan kader çizgimde daha ne hayırlar şerler var merak ediyorumm...

Ben bu mecaz talihimle doğdum ve yaşamaya devam ediyorum nice güzel güzel günlere elif....

                                                                                                       13.02.2010

Sagopa Kajmer 2010 - Bu Böyledir - windows7seven.org.wmv



Her hakkım kendimde Saklı...ben kendimi Kabuslara yatırdım..
Her yer bataklıktı...Çırpındıkça boğuluyordum..

Canan Tan OkumaK...


İlk olarak Eroinle Dans ile başladı Canan Tan maceram.. hediye aldığım bir kitabı okuyarak...(: O kadar güzel gelmişti ki kitapta anlatılanlar eroinle şunla bunla alakası olmayan birinin nasıl bu batağa battığını anlatıyordu.. ve çekiciydi her şey.
Tavsiye edilmesi gereken bir kitaptır aslında herkes okumalı diye düşünüyorum.. normal zamanda kitap ismi sorulduğunda aklıma pek kitap gelmez ancak bu önemli bir tanesi.


Bu kitap bittikten sonra hemen akabinde Yine bir Canan Tan kitabı okumaya karar verdim...Piraye.. ne tesadüftür ki bu kitaba başladığımda da olaylar aynı şekilde fakat isim değişiklikleriyle...Bir Genç kız üniversiteyi kazanıyor.. ve olaylar silsilesi...neyse bu kitabı benzermiş diğerleri değildir ya derken...


Sevgili arkadaşımın tavsiyesi üzerine Yüreğim seni çok sevdi kitabını okumaya başladım..Aman Allah'ım yine bir kız üniversiteyi kazanıyor be bla bla bla...(: İşte simdi Çok kızdım vay arkadaş dedim bu kadın başka bir olaydan esinelemiyor mu? Herşey bir kız ve bir sınavla mı oluyor.. kızıyorum ama bir kitabın yarım kalmaması için elimden geleni yapıp arada sırada bir okuyorum... Başka kitaplarda başka giriş hikayeleriyle buluşmak istiyoruz Sevgilerle..Canan Tan..

3 Haziran 2011 Cuma

Google earth pro Denemee...7 güncük..:(

Başka dünyalarda gezmek..
sokaklarındaki kameralara göz atmak..
fotoğraflarının içinde kaybolmak..
Wwaooooaww demekk  (: 
Yıldızlara.. Marsaa bakmak..
bilmiyorum ...
bende güzel hisler uyandırıyor..
ne zaman baksam..
Ama o kadar interneti sömürüyor ki..
onunla aynı anda bişey açmak zor..
Her güzelin bir kusuru vardır deyip geçiyorumm..
deneme sürümüde güzelmiş..Tavsiye ederim..

Truff__türüff ne fark eder..?

Aslında bin bir hevesle aldığımız paketinin içinden herşeyi ile birlikte çıkacağını sandığımız truff paketinden ne kremasının nede süslemek için malzemenin çıkmaması can sıkıcıydı.. Ama  bir işe başladı mı sonuçlandırmak gerektiğinden .. O güzel bir yandan da zahmetli olan truff ları yapmaya karar verdik..Kremasını aldık.. her neyse.. sonuç güzeldi o kadar yoğun bi çikolata haznesine sahip ki.. uzun bir süre çikolatayı canımın çekeceğini zannetmiyorum..(: Çok çikolata krizi yaşayan arkadaşlarıma sesleniyorum arada bir truff yeyin..(: Sizi durduracaktır..

Tutuklu mu tutsak mı?

Aslında işin aslı garantilemekte yatıyor..
Kendini, Aşkını, güvenini, üzülmemeyi.. ve bir çok nedeni
Korkutarak sevmek..stockholm sendromu yaratmak isteyende olabilir..


Düşünsenize... Esir aldığınız kişi artık elinde olmayan sebeplerden dolayı sizin istediğiniz, size karşı bir takım duyguları barındıran kişi..Oh ne ala memleket meselesi...ama hayatta olmayacak diye bir şey yok tabi..(olamaz mı olabilir sözünden geri duramıyorum.. bu günlerde..)
Bazı şeyleri yapmaya tutsak bırakıldığımız zaman gerçekten bunun sebebini anlasak bile hatta kafamıza yatsa bile içimizden bir yerlerden bağrımızdan kopan o sese bazen engel olamıyor hatta kulak veriyoruz..
amacım özgürlük yanlısı bir şeyler eklemek ..sevdiğimiz kişiye tutuklu veya tutsak muamelesi yapmadan sevmek onunda gerçekten bizi sevdiğini kendi yaşantısı içinde aktarabilmesini engellememek en doğalıdır diye düşünüyorum.. böyle olmasını ümit ediyorum...hatta yürekten istiyorum...

1 Haziran 2011 Çarşamba

Simli Defterden...



Şu kalem kağıda değiyor ya..
Ben işte o an seviyorum..
Hayatım savrulurken..
Belki cümlelerim tutunur..
En zor geçitlerdeyim...


11/10/2010
01:42

Hırçınlık Haleti Ruhiyesi..



Bütün sayfaları tüketmek istiyorum ister yazılı, ister yazısız. Kimin kafası bomboş ki zaman taktik değişir.Göz pınarları hiç boş durur mu? Dağılmak her bir zerremi parçalamak istiyorum. Kimsenin bulamayacağı kadar uzak yerlere...Beynimin her bir ucra köşesine saklanan harfler çıksın dışarı. Neden yazıyorum sanıyordun? Bilmiyorsun aklın almaz senin zorlamıyorum. Zorladıkça ne oldu.. Olmuyor olmuyor..Senle olmuyor Sensizde olmuyor....

Sayfalar Arasında Kalanlar....

Uçup giden anıları toplarla..
Savrulanları yakala...
İyi kötü ayırma..
Sevmediklerine eyvallahı yolla gitsin...
Senin yolunda Taş olan..
ErisiN....

6/8/2010

MahKmeee...

Ufo gören masum köylü misali ilk defa mahkeme salonu görmek..
bu kadar stres yaratacağını.. 
olay gününü o an yaşamışcasına hatırlatacağını..
ellerimin titreyeceğini...
Ağlayacağımı...
bilebilirmiydim giderken o salona...


Mağdur olmak üzücü yorucuydu her zaman..
Umarım bi daha yaşanmaz bunlar..
kendi adıma, herkes adına..
Affediyorumm..diyemem..
üzgünüm..